SEVDARENGİZ
Dikkat ! Çakırkeyf kafa ile yazılmıştır, öyle de okunulması
ve içki de varsa yanında soğuk içilmesi tavsiye olunur.
Bu yazıyı 13 yaşından küçük blog takipçilerinin aileleri
gözetiminde okumaları tavsiye edilir..
Ağır tahrik ve hayata isyan içeriklidir..
Yok öyle bişey yok,
şaka yaptım..
Müdüriyet
Yine kimin başına belasın anlat hadi.. hıh, susyorsun? Baba yoksa sen hala imkansız aşklara mı kulaç
atıyorsun ? Üstelik doğru düzgün yüzmeyi
de beceremezken..
Biliyorum konuşmayacaksın. Geçmişe gömüldün , anlaşıldı,
çıkaramıyağım da seni oradan.. Sana ne kadar 'unut gitsin be kardeşim!' desem,
'Umut ulan ! ' diye çemkireceksin yüzüme.. Dinlemiyeceksin de beni.. Olsun ben
yine de anlatacağım sana bildiğim bütün doğruları.. Kendim için saklamadığım
bütün cümlelerimi sana vereceğim.
Bak üstad öncelikle kurallarla çevrili Allah'ın belası bu
düzende nasıl oyun oynanacağını bilmelisin. Yaptığın hareketlerin hesabını yap
be adam, öyle içinden geldiği gibi davranmanın modası geçti, artık değer vermiyor kimse olduğun gibi görünmene.
Bırak yüreğinin götürdüğü yere gitmeliyim saçmalıklarını,
yüreğinin götürdüğü bütün yerler, evvel zaman içinde rezerve
edilmiş işte neden anlamak istemiyorsun.. ?
Dahası.. şu değirmenlere şavaş fikrinden vazgeçmelisin.
Gerçek aşkı bulayım derken daha kaç değirmenden dayak yemeye gücün yetecek ? Hem nedir bu fukara ve nesli tükenme tehlikesi altında olan değirmenlerin senden çektiği..
İki ucu boklu bu kısa hayat parçasında mutlu olmak istiyorsan istediklerinin bir kısmından vazgeçmeyi öğren. Elindekilerle yetin üstad! Kim istemez gökkuşağının bütün renklerine sahip olmayı. Ama işte yoksa da böyle bir şansın, artık elinde ne varsa pastel boya mı olur, sulu boya mı onlarla da güzel bir resim yapabilmelisin.
İki ucu boklu bu kısa hayat parçasında mutlu olmak istiyorsan istediklerinin bir kısmından vazgeçmeyi öğren. Elindekilerle yetin üstad! Kim istemez gökkuşağının bütün renklerine sahip olmayı. Ama işte yoksa da böyle bir şansın, artık elinde ne varsa pastel boya mı olur, sulu boya mı onlarla da güzel bir resim yapabilmelisin.
Bir de acele etme üstad.. Harcama bir çırpıda mutlu olduğun
zamanları.. Nasıl hayatın her alanında tasarruf teşvik ediliyorsa..
televizyonlardan, radyolardan, sosyal medyadan bangır bangır bağırılıyorsa..
tasarruf edin diye, mutluluktan da tasarruf edilmeli bence. Mutluluğu ve mutlu
olduğun zamanı hemen tüketmemelisin. Mesela küçük naylon poşetlere dodurup
canımız sıkkın olduğunda yan cebimizden çıkarsak kullansak mutluluğu, ne güzel
olurdu değil mi? Aynı nikah sonrası dağıtılan şeker torbacıkları gibi, mutluluk
torbacıklarımız olsa, parça parça.. İşlek bir caddede yüksek bir binanın
çatısına çıkıp mutluluk dolu torbacıkları hayatından bezmiş insanlara dağıtsak
mesela.. Mutluluk bazen ihityacın olanın fazlasıdır ve böyle zamanlarda başka
insanlarla da paylaşmak gerekir. Ne diyordum.. Mutlu olduğun anları iyi kullan,
har vurup harman savurma, hani içinde bulunduğun anda mutluysan eğer, elinden
geliyorsa durdur zamanı..
Rahat ol biraz, içinde bulunduğun anın hesabını yapmayıver n'olcak.
Karşındaki kişi hakkında ne düşünüyorsan tutma içinde patlat gitsin, ne tutarsın
ki zaten içinde.. Anger management denen saçmalık en çok sana zarar veriyor
farkında değil misin..
eee sen ne düşünüyorsun bu konuda? Daldın gittin yine..
Alooo kime diyorum ? Beni dinlemiyorsun
değil mi Sevdarengiz ? Yine kendi
doğrularınla hareket edeceksin.. Heh ! Yine hangi garip aşka tutuldun
kimbilir.. Kimmiş tanıyor muyum ben de ? "Keşke o yağmur yağmasaydı, keşke yağmasaydı " diyorsun anladım.. Yağmur bu hocam, yağmur yağar ve o geçer yanından.. Konuşma bakalım, ne de olsa döneceksin
elbet kürkçüye, burnun sürtünce yine.. Kafanı toparlardığında ara beni.. Ben bulut olacağım bir süreliğine. Var mı yollamak istediğin bir haberin?
Güzelçamlı Kuşadası
Temmuz 2012
Güzelçamlı Kuşadası
Temmuz 2012
