29 Ağustos 2012 Çarşamba

Yeni Bir Dünya Keşfedildi !



Kasaba meydanındaki kahvehaneye girdiğinden beri, meydanın hemen kenarında büyük çınar ağacının altındaki ahşap masalardan birinde oturmuş, gazeteyi karıştırıyordu pür dikkatle. Bu eline aldığı üçüncü gazeteydi. Gazetlerin belki de en verimli kullanıldığı yer idi kahvehaneler, adamın elindeki gazete daha sabah saatleri olmasına rağmen yaklaşık on kişinin elinden geçmişti. Her şey vardı günlük tirajı elli bini aşmayan gazetenin sayfalarında.. 

Teker teker özenle taramaya başladı yeni eline aldığı gazetenin sayfalarını.. Başbakanın evvelki gün kimi azarladığına, eşi manav tarafından sözlü tacize uğrayan adamın işlediği namus cinayetine, grafikler ve siyah beyaz harfler yardımıyla ekonominin nasılda seyrinde olduğuna ve üçüncü dünya ülkesi olmayı bizden daha fazla hak eden bir kaç yer ile ilgili dünya siyasetine dair haberler..  Aradığı şeyi henüz bulamamanın vermiş olduğu telaşla daha hızlı aramaya devam etti.. Bu arada aklı hala bizden daha fazla" üçüncü dünya ülkesi " olan yerlerde idi. Çevresine şöyle bir baktı, refah içinde olduğunu düşündü ülkesinin insanlarının, hepsinin keyfi yerinde, ellerinde çayları-oraletleri, ya okey ya batak oynuyorlardı. Sonra gazetede bahsi geçen Afrika ülkeleri geldi aklına. O ülkeler de, kendi ülkesi de üçüncü dünya ülkesi kategorisine giriyordu, dünya ülkeler liginde. Morali bozuldu, "Adaletini skiim dünya !" dedi.  

Sonra gazeteye geri döndü, artık asla takip edilmediğine inandığı ve  televizyon kanallarının  yayın akışlarının bulunduğu  sayfanın kıyısına köşesine baktı şöyle bir.. Eskiden cumartesi günleri gazete ile birlikte verilen  haftalık yayın akışı ekleri geldi aklına.. İçerisinde saatlik yayın akışı bulunan küçük dergiyi alınca hemen bakardı o hafta hangi sinema filmleri var televizyonda diye. Küçük şehirde yaşamanın neden olduğu eksilerinden biri olan sinemasızlığın o zamanlar yerini dolduran tek şey Parlement Cuma Gecesi sineması idi.. O zamanlar parlement isimli sigaranın ismini cuma gecesi sinemasından aldığını düşünürdü hep. Yanılgısının farkına vardığı yaşlarda  ise sigara tiryakisi olmuştu bile.

Yayın akışından sonraki sayfada siyah beyaz yazılar ve resimlerle donatılmış, sağlık haberleri vardı.  Profesör doktor bilmem kim, erken boşalmayı engelleyici yöntemlerden bahsediyordu.. Profesöre göre erken boşalma  tedbir alınmazsa ilerleyen dönemlerde çiftin erkenden boşanma sebebi olabilirdi. Sayfanın sağında bulunan profesörün fotoğrafı belli ki adamın muayenehanesinde çekilmişti. Masanın üzerinde kocaman pirinç bir levha ve üzerinde "Prof. Dr. Bilmemkim Bilmemneoğlu". Bilmemkim bey müşkülpesent bir gülümseme ile " erken
teşhis şart" pozu vermişti bu fotoğrafta.

 Bir sonraki sayfada burçlar, itiraflar, okuyucu paylaşımları, çakma Güzin ablalar vardı.. Yemek tarifi ve mani bile vardı bu sayfada.. Sonraki sayfaya geçerken Haydar Dümen'i aradı gözleri, göremeyince spor sayfasına geçti. Bir kahvehanede en çok yıpratılan sayfadır spor sayfası. Çünkü orada kimi tutsan futbolun uzmanıdır. Oradakilerin hepsi  milli takımın başına geçse takımı dünya şampiyonu yapabilecek teknik bilgiye sahip olduğunu düşünmektedir. Ya da rahatlıkla futbol yorumcusu olabilirler. Bu nedenledir ki hepsi en çok bu sayfayı okumuştur. Hatta gazeteyi okumaya başladıkları, ya da tek okudukları sayfalardır buralar.

 Adam aradığını burada da bulamadığını anlayınca en arka sayfaya geçti.  Dünya'dan yaklaşık 36 ışık yılı uzaklıkta yaşam barındırmaya elverişli bir gezegen tespit edildiğine dair bir haber vardı kocaman puntolarla başlayan. Nasılda sevinmek isterdi bu haberi görünce.. Ancak elindeki imkanlar dahilinde ancak şehirler arası seyahat edebilirdi.. Hay ben senin gezegenini de, yeni dünyanı da.. ile başlayıp içinde bulunan yaşama da dokunduran bir küfür salladı sessizce.. Canı sıkılmıştı.. "Çayını tazeliyim mi bilader ?" sesi ile irkildi.. İnce bıyıklı, kıvırcık uzun siyah saçlı, sarıya çalan renkli gözlü ve koyu tenli, Ege'nin bu küçük tatil yöresinde kahvehane işleten birinden çok Meksikalı bir uyuşturucu baronunu andıran adam, karşısında gazetenin arka sayfa güzeli kısımındaki fotoğrafa bakarak transa geçmiş adama ikince kez sordu.. " Çayını tazeliyim mi abi? "..
"Tazele. tazele.." dedi adam.. Kahveci içerisinde soğumuş çay barındıran eski bardağı alıp yeni bir bardak çay koydu masaya oturduğundan beri harıl harıl gazete karıştıran adamın önüne.. Kahveci tam arkasını dönüp gidecekken.. " Baksana.. Bu sayısal loto sonuçları niye yok ya bu gazetelerde.. bakmadığım yer, okumadığım paragraf kalmadı.. ama sayısal loto sonuçlarını bulamadım. " Abi sayısal loto dün değil, evvelki gün çekildi. Sonuçlar da dünkü gazetede idi, bugünkü gazetelere yeniden koymazlar.. Hem sayısal devretti bu hafta 6 bilen çıkmadı" dedi kahveci..

Sayısal lotonun sonraki haftaya devretmesi haberi , adamın o sabah kafasında kurduğu bütün hayallerin de bir süreliğine devri anlamına geliyordu.  Çok sevdiği Ege kasabasında almayı hayal ettiği tripleks  yazlığın hayalindeki  ilanını tekrar hayalindeki emlak dükkanının penceresine yapıştırdı, hayallerinde..  Hoşlandığı kızı etkilemenin daha ucuz yolları da olmalıydı. Hem çok para şımartırdı insanı ne gerek vardı.. En çok da tatil bittiği için pazartesi işe başlayacak olması moralini bozdu. Loto çıksa idi böyle bi derdi olmazdı. Dalgın dalgın bakarken gazeteye, kulağı içerde ki televizyondan gelen habere odaklandı.. 

"İsviçre'deki Cenevre Üniversitesi'nden bilim insanları, Dünya'dan yaklaşık 36 ışık yılı uzaklıkta Vela Takımyıldızı'nda, yaşam barındırmaya elverişli bir gezegen olduğunu bildirdi. Şili'deki "Yüksek Hassasiyetli Işınsal Hız Gezegen Araştırmacısı" (HARPS) teleskobunu kullanan İsviçreli astronom Stephane Udry ve ekibi, HD 85512 yıldızının etrafında dönen gezegenin, kendi güneşinden uzaklığı sayesinde "yaşanabilir bölge" içerisinde kaldığını..."

Acaba orda da benim gibi sayısal lotoya umut bağlayan biri var mıdır diye geçirdi içinden.. Sonra  bir küfür salladı sayısal lotonun bütün rakamlarına.. sessizce..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder