11 Şubat 2012 Cumartesi

ÖZGÜR BİR DÜNYADA ROMANTİK OLMAK ZOR !

Seçilmiş Geçirgen Yazılar...

Yağmurda İlk Kurtarılacak Anılar


Biliyor musun, o zamanlar nisan aylarını dört gözle beklerdim.  Nisan aylarında yağmaya randevu vermiş yağmur, bahçe duvarımız üzerine konulan tepsi içerisinde toplanır ve  sonra birer yudum içilirdi. Bunu neden yaptığımızı hiç sorgulamadım. Benim için başkalarından duyacağım bir sebep önemsizdi o zamanlar. Çünkü kendime göre bir sebebim vardı zaten aklımda. Mistik bir yanı vardı Nisan yağmurlarının. Kim bilebilir masalllardan dışarı çıkmayı başarabilmiş büyülü bir iksir olmadigini? Gökyüzünden yağarak gelip, bahçe duvarının üzerindeki yemek tepsisine ulaşan, büyülü bir iksir. İksiri içince, şehrin arkasındaki tepelerde yaşayan devlere ve cadılara karşı daha güçlü olacaktık belkide. Hem "yağmuru içmek" kelimeleri bile yanyana gelince bir başka güzel geliyordu kulağa. Eğer Nisan ayında elimde bir tepsi ile yağmur altında ıslanırsam lütfen garipseme, gel birlikte yağmur içelim,  ama abartırsam lütfen kurtar beni..

14 Şubatta Bana Hediye Alır mısınız?

Yağmur altında "Enya'dan You can say" şarkısı eşliğinde yürümek güzel.  Ne varki, herşey yağmurdan ve sudan ibaret değildir. Dünyanın dörtte biri  karadır, aynı senin kara gözlerin gibi.. Sahi kara gözlerin ne güzel senin..  Çoğu zaman uzaktan bakakalınan, yüzünün en güzel yerlerine konuşlanmış iki adet kara parçası. Sanırım yine yalnızlık krizim tuttu. Şubat ayına yakışır bir yalnızlık krizi. Eğer "zaman kaybı" denilen şey gerçektende varsa lütfen birisi söylesin ben bu 14 Şubatımı kaybetmeye gönüllüyüm.  Şubat bu sene de 27 çekiversin nolucak. Şu soğuk Şubata 27 gün çok bile.. Hadi kaybedin bu ayın 14'ünü, olmadı biriniz bana hediye alsın.. Gelip para mara takın ne bileyim..  Kolay değil, yalnızlıklar bakım ister..

Özgür Bir Dünyada Romantik Olmak Zor !

Kızı çok seviyorsun, sevmek yetmez.. Aşıksındır.. İlk görüşte aşk.. Ya da ilk görünüşte.. Kız öyle bir görünmüştür ki gözüne, yıldırım olacak hıyar gelip tepene inmiş ve aşık etmiştir seni ona..  Hep bu Eros olacak herifin salaklığı. Her şey bu kadar ani  mi olmalıdır? Hem ikinci ok kıza neden ulaşmadı Eros Efendi?
Kızın gözüne görünmek için birşeyler yapman gerek ! Yoksa Erosun marifeti sevda denen (b)Ok harcayacak seni.. Penceresinin önünde seranad mı yapsan acaba?  Şarkı söyleyeceksindir, belki gitar eşliğinde.. Bu sefer olacaktır,  kızın gönlünü fethedeceksin, hiç bir engel durduramaz seni. Hazırlıklar tamam, şarkı, gitar, belki sana şarkı sonunda ya da esnasında alkış tutacak eş dost.. Gidiyorsun kızın evinin önüne, fakat o da ne, ya kız bir apartmanın en üst katında oturuyorsa. O yükseklikten değil senin sesini duymak, görüp fark etmesi  bile mümkün değil...  Seni hiç bir şey durduramayacaktı hani..  Demem o ki, özgür bir dünyada romantik olmak zor zanaat..  Ya  özgür dünyayı seçeceksin, ya masallar diyarını..

Ve kapanış.. Genç yetenekten, güzel bir türkü.. Amaç illada seranadsa bu iyidir..








3 yorum:

  1. senin yazılarını okumak çok zevki kardeşim.
    Karadeniz türkülerini çok severim ve en sevdiğim türkülerden birini vermişsin bayıldım :)

    YanıtlaSil
  2. saol Muzaffer :)
    Ben de çok severim Karadeniz Türkülerini, bu arada türküyü söyleyen kardeşim :)

    YanıtlaSil
  3. gerçektenmi youtube da yazdım kimsiiinn sen :) diye. harıka sesi var bayıldım gerçekten.

    YanıtlaSil